Deyimlerin anlamı, cümledeki olay ve ipuçlarına bakılarak bulunur; deyimi oluşturan kelimeleri tek tek düşünmek çoğu zaman yeterli olmaz. Örneğin “Haberi duyunca etekleri zil çaldı.” cümlesinde kimsenin eteğine zil takması anlatılmaz; kişinin çok sevindiği belirtilir.
Deyim nedir, anlamı neden bağlamdan bulunur?
Deyim, genellikle birden fazla kelimeden oluşan ve anlatımı etkili kılan kalıplaşmış bir söz grubudur. Deyimlerde kelimelerin tek tek anlamları, söz grubunun cümlede kazandığı anlamı her zaman açıklamaz. “Gözden düşmek” ifadesi, bir yerden düşmek değil; birinin değerini ya da güvenini kaybetmek anlamında kullanılır. Daha geniş bir karşılaştırma için Dersler kategorisindeki ilgili yazılar yazısına göz atabilirsiniz.
Bir sözün deyim olup olmadığını anlamak için yalnızca kelimelerine bakma. Cümlede ne anlatıldığını ve ifadenin bu olaya nasıl bağlandığını düşün. Deyimler çoğunlukla mecaz anlam taşır; yani söz, gerçek anlamından farklı bir durumu anlatır. Ancak yorum yaparken cümledeki kullanımı esas almak gerekir. Aynı kelimeler farklı cümlelerde gerçek anlamda da kullanılabilir.
Deyimlerin anlamı için cümledeki ipuçlarını izle
Bir deyimin anlamını bulmakta zorlanırsan şu adımları sırayla uygula:
- Cümledeki durumu belirle: Kim, ne yapıyor? Bir olay mı yaşanmış, yoksa bir duygu mu anlatılıyor?
- Deyimin çevresini oku: Önceki ve sonraki cümlelerdeki bilgiler, ifadenin neden kullanıldığını gösterebilir.
- Gerçek anlamı dene: Kelimeleri ilk anlamlarıyla düşündüğünde cümle tutarlı oluyor mu? Olmuyorsa ifade mecaz olabilir.
- Duruma uyan anlamı seç: Deyimi, cümlede anlatılan olayla en iyi örtüşen biçimde açıkla.
- Yerine koyarak kontrol et: Bulduğun açıklamayı deyimin yerine getir. Cümlenin anlamı korunuyorsa yorumun büyük olasılıkla uygundur.
Bu yöntem, ezberlenmiş bir karşılığı hatırlayamadığında da işine yarar. Yine de bağlamın sunduğu ipuçlarını dikkatle değerlendirmek gerekir: Sadece bir duygu sözcüğü görmek, deyimin anlamını kesinleştirmez; olayın tamamı önemlidir.
Örnek cümlelerle anlamı bulalım
“Ödevini son dakikaya bırakınca arkadaşlarının yardımına ihtiyaç duydu.” Bu cümlede “son dakikaya bırakmak” bir işi yapmayı geciktirip bitiş zamanına yaklaşınca başlamaktır. Yardıma ihtiyaç duyulması da gecikmenin sonucunu anlamamıza yardım eder.
“Takımının kazandığını öğrenen Ece’nin ağzı kulaklarına vardı.” Ece’nin ağzının gerçekten kulaklarına ulaşması mümkün değildir. Cümledeki sevinçli haber, deyimin “çok sevinmek” anlamında kullanıldığını gösterir.
“Yeni görevinde önce zorlandı ama zamanla işin üstesinden geldi.” “İşin üstesinden gelmek”, işi tamamlamak ya da zorluğu aşmayı başarmaktır. “Önce zorlandı” bölümü, burada fiziksel bir hareket değil, bir güçlüğü çözmenin anlatıldığını düşündürür.
Bu örneklerde deyimlerin anlamını bulmamızı sağlayan tek bir kelime yoktur. Olay, sonuç ve deyimin cümledeki görevi birlikte değerlendirilir. Deyimlerin anlamı böylece sözlükteki karşılığı ezberlemeden de cümle içinden çıkarılabilir.
Gerçek anlam, mecaz anlam ve atasözü karışmasın
Bir ifadeyi deyim sanmadan önce cümlede nasıl kullanıldığına bak. “Kapıyı açtı.” cümlesi, kapının açılması olayını doğrudan anlatır; tek başına deyim değildir. Buna karşılık “Bu davranışıyla arkadaşlarına kapı açtı.” cümlesinde “kapı açmak”, yeni bir fırsat sağlamak anlamında mecazlı kullanılmıştır.
Deyimle atasözü de aynı şey değildir. Deyim, çoğunlukla bir durumu veya davranışı etkili biçimde anlatır: “kulak kabartmak” dikkatle dinlemektir. Atasözü ise genellikle bir düşünceyi, deneyimden çıkarılmış bir yargıyı ya da öğüdü bildirir. Bir sözün türünü belirlerken yalnızca kalıplaşmış olmasına değil, cümlede ne iş yaptığına da dikkat et.
Sık yapılan hata: Deyimi kelimelere ayırıp her kelimeye ayrı anlam vermek. “Burnu havada” ifadesinde burun ve havanın gerçek durumunu düşünmek yerine kişinin kendini beğenmiş tavrını anlatıp anlatmadığını cümleden kontrol et.
Mini test: Deyimlerin anlamını bağlamdan çıkar
1. “Yarışmanın sonucunu öğrenene kadar annem heyecandan iğne üstünde oturdu.” cümlesindeki deyim ne anlama gelir?
A) Çok rahat etmek
B) Çok tedirgin olmak
C) Bir yerde uzun süre oturmak
D) Dikiş dikmek
2. “Mert, arkadaşının yaptığı hatayı yüzüne vurmadı; onunla sakin sakin konuştu.” cümlesindeki “yüzüne vurmak” hangi anlamda kullanılmıştır?
A) Birine fiziksel olarak vurmak
B) Bir yüzeye çarpmak
C) Birinin hatasını sertçe söylemek
D) Birini selamlamak
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “elini taşın altına koymak” deyimi sorumluluk üstlenmek anlamındadır?
A) Çocuk taşın altına elini sokup oyuncağını aldı.
B) Herkesin çekindiği görev için Zeynep elini taşın altına koydu.
C) Bahçıvan taşı kaldırıp elini dinlendirdi.
D) Elindeki taşı masanın üzerine bıraktı.
Cevap anahtarı
- 1. B: Sonucu beklerken rahat edememek, endişeli veya tedirgin olmak anlatılır.
- 2. C: Cümlede fiziksel bir vurma yoktur; arkadaşının hatasını ona söylememek anlamı vardır.
- 3. B: Zeynep, yapılması zor ya da önemli bir görev için sorumluluk almıştır.
Bir deyimi açıklarken önce cümlenin anlattığı olayı belirle, sonra ifadeyi bu olayla ilişkilendir. Bu iki adımı birlikte uygulamak, ezber yerine anlam kurmana yardımcı olur.

Yorumlar kapalı.