Bir hikâyeyi incelerken önce olayların nasıl sıralandığına, ardından bu olayları yaşayan kişilere, olayların gerçekleştiği zamana ve mekâna bakılır. Hikâyede olay örgüsü ve unsurlar birlikte değerlendirildiğinde metnin yalnızca ne anlattığı değil, nasıl kurulduğu da anlaşılır.
Hikâyenin yapı unsurları nelerdir?
Hikâye; yaşanmış veya yaşanabilecek olayları kişi, zaman ve mekân çevresinde anlatan kısa edebî türlerden biridir. Bir hikâyeyi oluşturan temel unsurlar şunlardır: Daha geniş bir karşılaştırma için 10. Sınıf kategorisindeki ilgili yazılar yazısına göz atabilirsiniz.
| Unsur | İncelenen soru | Metindeki işlevi |
|---|---|---|
| Olay örgüsü | Olaylar hangi sırayla gelişiyor? | Hikâyedeki hareketi ve çatışmayı oluşturur. |
| Kişiler | Olayı kimler yaşıyor? | Olayların ortaya çıkmasını ve ilerlemesini sağlar. |
| Zaman | Olay ne zaman gerçekleşiyor? | Hikâyenin dönemini, süresini veya akışını belirler. |
| Mekân | Olay nerede geçiyor? | Olayların gerçekleştiği çevreyi ve atmosferi kurar. |
| Anlatıcı ve bakış açısı | Olayları kim anlatıyor? | Okurun bilgiyi hangi sınırlar içinde alacağını belirler. |
Olay ile olay örgüsü arasındaki fark
Olay, hikâyede gerçekleşen tek bir durum veya eylemdir. Örneğin bir öğrencinin sınava geç kalması bir olaydır. Olay örgüsü ise bu olayın öncesi, gelişimi ve sonucu ile birlikte metinde düzenleniş biçimidir.
Bir hikâyede öğrenci sabah alarmı duymayabilir, otobüsü kaçırabilir, okula yetişmek için farklı bir yol seçebilir ve sonunda sınav salonuna ulaşabilir. Bu olaylar arasındaki neden-sonuç ilişkisi, hikâyenin olay örgüsünü meydana getirir. Olay örgüsünü bulurken yalnızca “Ne oldu?” sorusunu değil, “Önce ne oldu, sonra hangi gelişme yaşandı ve sonuç neye bağlandı?” sorularını da sormak gerekir.
Hikâyede olay örgüsü nasıl incelenir?
Olay örgüsünü çözümlemek için metindeki gelişmeler kronolojik sıraya konulabilir. Ancak anlatıcı bazı olayları geriye dönüşlerle veya ileriye sıçramalarla verebilir. Bu durumda metnin anlatım sırasıyla olayların gerçek zaman sırasını birbirinden ayırmak gerekir.
- Başlangıç durumunu belirleyin: Hikâyenin başında kişi hangi durumdadır, ne istemektedir?
- Çatışmayı bulun: Kişinin amacına ulaşmasını engelleyen sorun nedir?
- Gelişmeleri sıralayın: Çatışmayı büyüten veya çözmeye çalışan olayları belirleyin.
- Doruk noktasını tespit edin: Gerilimin en yüksek olduğu olay genellikle burada ortaya çıkar.
- Sonucu açıklayın: Sorun çözülmüş mü, değişmiş mi veya açık uçlu mu bırakılmış?
Bu yöntem, hikâyede olay örgüsü ve unsurlar arasındaki ilişkiyi görmeyi kolaylaştırır. Çünkü olaylar, kişilerden bağımsız ilerlemez; kişilerin kararları ve karşılaştıkları engeller olay örgüsünü oluşturur.
Kişiler ve kişi kadrosu nasıl belirlenir?
Hikâyedeki olayları yaşayan veya olayların gelişimini etkileyen varlıklar kişi kadrosunu oluşturur. Kişiler insan olabileceği gibi hayvan, eşya veya doğa unsuru da olabilir. Önemli olan, bu varlığın olayların ilerlemesinde bir rol üstlenmesidir.
Başkişi, hikâyenin merkezinde bulunan ve olayların çoğunu yaşayan kişidir. Başkişinin karşısında yer alan, onun amacına ulaşmasını zorlaştıran kişi veya güç karşıt güç olarak adlandırılabilir. Diğer kişiler ise başkişinin özelliklerini ortaya çıkarır, olayları başlatır veya anlatının ilerlemesine katkı sağlar.
Kişileri incelerken yalnızca adlarına bakılmaz. Davranışları, düşünceleri, konuşmaları ve diğer kişilerle ilişkileri değerlendirilir. Örneğin sürekli karar değiştiren bir kişinin kararsız olduğu, başkalarının yardımına ihtiyaç duyan bir kişinin bağımlı bir karakter taşıdığı söylenebilir.
Zaman ve mekânın hikâyedeki görevi
Zaman, olayların gerçekleştiği dönemi ve süreyi kapsar. “Kışın”, “çocukluğunda”, “ertesi sabah” gibi ifadeler olayların zamanını gösterir. Bazen belirli bir tarih veya tarihsel dönem verilir; bazen de zaman belirsiz bırakılır. Olayların birkaç dakika içinde mi, yıllar boyunca mı gerçekleştiği de zaman incelemesinin parçasıdır.
Mekân, olayların gerçekleştiği yerdir. Ev, okul, köy, şehir veya belirli bir oda açık mekân örnekleridir. Mekân yalnızca olayların arka planı değildir. Kişinin ruh hâlini yansıtabilir, olayların yönünü değiştirebilir veya hikâyenin atmosferini güçlendirebilir. Dar ve kapalı bir mekân sıkışmışlık duygusu yaratırken geniş bir doğal çevre özgürlük hissini destekleyebilir. Bu yorum, metindeki betimlemeler ve olaylarla ilişkilendirilerek yapılmalıdır.
Anlatıcı ve bakış açısı
Hikâyedeki olayları okura aktaran ses anlatıcıdır. Anlatıcı, hikâyenin yazarıyla aynı kişi olmak zorunda değildir. Bakış açısı ise anlatıcının olayları ne kadar bildiğini ve okura hangi konumdan aktardığını gösterir.
- Kahraman anlatıcı: Olayların içinde yer alır ve genellikle “ben” diliyle konuşur. Yalnızca kendi gördüklerini, yaşadıklarını ve düşündüklerini doğrudan aktarabilir.
- Gözlemci anlatıcı: Olayları dışarıdan izler. Kişilerin davranışlarını ve konuşmalarını aktarabilir; ancak iç dünyalarını her zaman bilemez.
- İlahi veya hâkim anlatıcı: Kişilerin geçmişini, düşüncelerini ve duygularını bilen geniş bir bilgiye sahiptir. Birden fazla kişinin iç dünyasına ulaşabilir.
Anlatıcıyı bulmak için kullanılan kişi zamirlerine, anlatıcının bilgi sınırlarına ve olaylara katılıp katılmadığına bakılmalıdır. “Kapıyı açtım” ifadesi kahraman anlatıcıyı düşündürürken “Ali, kararından pişmandı” cümlesi dışarıdan anlatımı gösterebilir.
Kısa metin üzerinden hikâye çözümleme
“Elif, okul çıkışında kütüphanede unuttuğu defterini aramak için sınıfa döndü. Koridorda elektrikler kesilince ilerlemekte zorlandı. Telefonunun ışığıyla sıraları kontrol ederken defterini öğretmen masasının altında buldu. Eve geç kaldığı için endişelense de defterini alıp kütüphaneden ayrıldı.”
Bu metinde başkişi Elif’tir. Başlangıç durumu, defterin okulda unutulmasıdır. Elektriklerin kesilmesi olay örgüsündeki çatışmayı artırır. Defterin bulunması çözüm aşamasıdır. Olay okulda, okul çıkışında gerçekleştiği için mekân okul, zaman ise okul çıkışıdır. Metin üçüncü kişi ağzıyla ve gözlemci anlatıcıya yakın bir biçimde aktarılmıştır; anlatıcı Elif’in yaşadığı olayları izler, onun duygusunu ise “endişelense de” ifadesiyle sınırlı biçimde verir.
Hikâye incelemesinde dikkat edilmesi gerekenler
Bir metni çözümlerken unsurları birbirinden koparmamak gerekir. Kişinin yaşadığı çatışma olay örgüsünü, olayların geçtiği mekân atmosferi, anlatıcının seçimi ise okurun metne ulaşma biçimini etkiler. Cevap verirken yalnızca “mekân okuldur” demek yerine okulun olay üzerindeki etkisini açıklamak daha güçlü bir değerlendirme sağlar.
Hikâyede olay örgüsü ve unsurlar hakkında soruları yanıtlarken metinden kanıt göstermek de önemlidir. Kişilik özellikleri davranışlarla, anlatıcı türü kullanılan anlatım biçimiyle, zaman ve mekân ise metindeki ifadelerle desteklenmelidir. Böylece yorum, tahmine değil metindeki verilere dayanır.

Yorumlar kapalı.